Digital medya nereye koşuyor?
WAN’ın ‘Dijital Medya Trendleri’ raporu, internet ve mobilin hızlı büyüdüğünü ortaya koydu.
WAN Başkanı O’Reilly de, gazeteleri Google ve Yahoo ile rekabete davet etti
Dünya Gazeteler Birliği’nin (WAN - World Association of Newspapers) bu yıl ikincisini yayımladığı ‘Dijital Medya Trendleri’ raporu, internet ve mobil alandaki reklam pastasının önümüzdeki yıllarda ciddi büyüme potansiyeli olduğunu ortaya koydu.
2007 yılında tüm dünyada, gazetelerin sahip olduğu internet kollarının çift rakamlı büyüme rakamlarına ulaştığının altı çizilen raporda, internet ve mobil alana yapılacak olan yatırımların önümüzdeki dönemde ciddi geri dönüşleri olacağı vurgulandı.
Önde gelen 71 araştırma şirketinden verilerin değerlendirilmesiyle ortaya çıkan rapor, gazetelerin dijital medyaya ciddi yatırım yapması gerektiğini belirtirken, yatırım planlarında çok dikkatli olunmasının da önemine vurgu yapıyor. Trend raporu, geçen hafta İsveç’in Göteborg kentinde düzenlenen WAN Kongresi ve Editörler Forumu sırasında açıklandı.
Türkiye internet sektörü raporu
eBay tarafından gerçekleştirilen Türkiye internet sektörüne yönelik araştırmanın sonuçları global pazarlardaki duruşumuzu güçlendirmek ve pazarımızı algılamak için çok değerli bir kaynak niteliği taşımaktadır. Bu sebeple sunumun sahibi eBay Almanya ve GittiGidiyor‘un Yönetim Kurulu Üyesi Sina Afra‘dan Webrazzi‘de raporu ve detaylarını paylaşmak için izin istedim. Kendisinin de onayıyla bu yazımda hem raporda öne çıkan bazı verileri, hem de detaylı incelemek isteyenler için sunumun kendisini paylaşıyor olacağım.
Hemen başlayalım…
Türkiye’nin internet kullanıcısı sayısı 26 milyon. Bu sayı ile Türkiye dünyanın 11. en büyük internet popülasyonu haline gelmiştir.
Türkiye’deki internet penetrayonu %37. Bu sayı Avrupa ortalaması olan %59 ile kıyaslandığında oldukça değerli bir figür oluşturuyor.
Kasım 2006 sayıları ile Türkiye’de 7.5 milyon genişbant internet kullanıcısı bulunmaktadır. Bu sayı ile Türkiye dünya çapında 9. ülke konumunda yer almaktadır. (Bugün aldığım bir duyum TTNet ADSL abonesi sayısının 10 milyon olduğu yönündeydi, doğruluğunu araştırmadım. Bilenler paylaşırsa sevinirim.)
Türkiye’de 2009 yılında yaklaşık $9 milyar olacak bir elektronik ticaret hacmi ve pazarı bekleniyor.
Türkiye e-devlet uygulamaları açısından dünya sıralamasında %43,5 ile 9. sırada yer alıyor. Bu alanda liderliği Güney Kore elinde tutarken, Amerika 4. sırada yer alıyor.
Türkiye internet kullanıcılarının %45,03 gibi büyük bir bölümü 16-24 yaş aralığında. Bunun yanında internet kullanıcılarının %66’sı erkek, %34‘ü kadın. Kullanıcıların %22’si üniversite mezunu, %68‘i bekar, %45‘i çalışıyor, %39‘u İngilizce biliyor, %52’sinin evinde bilgisayar var, %91‘inin cep telefonu var, %84‘ü günlük olarak ortalama 3 saat televizyon seyrediyor, %63‘ü günlük olarak ortalama 2 saat radyo dinliyor, kullanıcılar günlük olarak ortalama 2,5 saat internete bağlı kalıyorlar.
Türkiye online reklam pazarı 2009 yılında $178 milyon, 2010 yılında ise $249 milyon olarak tahmin ediliyor. (bu konuyla ilgili alternatif bir perspektifi önümüzdeki günlerde gündeme getiriyor olacağım.)
Raporda yer alan diğer tahminler ve öngörüler ise şu şekilde:
2010 yılında Türkiye internet sektörü
- 32-36 milyon internet kullanıcısı olacak.
- $10 milyar e-ticaret pazarı olacak.
- $250 milyon online reklam pazarı olacak.
Ve bana kalırsa raporun en önemli bölümü: Yabancı VC ve melek yatırımcılar Türkiye pazarını keşfedecek!
Raporu incelemek ve yazının devamını okuman için webrazzi.com‘u ziyaret ediniz.
YouTube içinde reklam nasıl olur?
Google, en sonunda YouTube’un popülaritesinden nasıl daha fazla para kazanacağını açıkladı: “Buzz Targeting“
Bu teknoloji haberimiz her yerde “buzz yaratmak” mastarları ile dolaşan reklamcılarımıza! YouTube, yani nam-ı diğer günah keçimiz, gün itibaryla komünite popülaritesinden nasıl daha fazla para kazanacağının ayrıntılarını açıkladı. Bundan böyle YouTube üzerinden Viral reklam videolarına tamamen duygusal bir şekilde yaklaşıyor.
YouTube’un California’dan bildirdiği “Buzz targeting” isimli yeni reklam modeli, YouTube’un iş ortaklarına ait hangi videoların viral şekilde dağıldığını saptayan bir algoritmadan oluşuyor. Algoritma, görüntülenme sayısındaki artış, dışardan gelen bağlantıların kaynaklarının farklılığı gibi bir çok değişkeni tanımlıyor. Bu sayede hangi videonun ne kadar popüler hale geldiğini hedefleyen algoritma, reklamverenlerin istedikleri reklamları sadece o video sayfasında görüntülenmesine olanak tanıyor.
Kaynaklar: Teknosohbet - News.com
Facebook kapılarını ardına kadar açıyor.
Sosyal ağ sitesi Facebook, “Facebook Connect” uygulaması ile kullanıcılarının Facebook hesaplarını diğer sosyal ağ sitelerindeki hesaplarıyla bağlamalarını sağlıyor.
Facebook geliştirici günlüğünde yayınlanan bir yazıya göre şirketin veri taşınabilirliği ile ilgili çalışmaları bulunuyor. Önümüzdeki haftalarda tüm kullanıcıların kullanımına sunulacak teknoloji yenilemesi sayesinde kullanıcılar Facebook profillerindeki fotoğraflar, kişisel bilgiler gibi Facebook’a özel bilgilerini sistemin kullanılmasına izin veren üçüncü parti sosyal ağ siteleri üzerinden görüntülenmesine izin verebilecek.
Facebook Connect adı verilen yeni uygulama tabanı, Facebook’a özel bir yetkilendirme sistemi sayesinde uygulama koşullarını kabul etmek suretiyle Facebook Connect programına dahil olan diğer sosyal ağ siteleri, kullanıcılarının kendi ağları üzerinde Facebook profilleri üzerindeki bilgileri, ait oldukları grupları, arkadaşlarını ve fotoğraflarını, kısaca Facebook’un temel tüm fonksiyonlarını gösterebilmelerine olanak tanıyacak.
Facebook’un Data Portability (Veri Taşınabilirliği) programına dahil olduğunu açıklamasından beri beklenen uygulama tabanının zaten pek işlevsel olmayan “Gizlilik Politikası” ile ne gibi bir başarıma ulaşacağı ise merak konusu. Kullanıcı güvenliğinin birincil önem arz ettiğini belirten blog yazısına göre, Facebook’un bu konu üzerinde kullanıcıları tatmin edecek bir çözüm üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Kaynaklar: Teknosohbet - Techcrunch
Türkiye’de İnternet Reklamcılığı
Yıllarca sabırsızlıkla beklenen, ama hayatımızı beklenildiği gibi bir anda değiştirmeyen milenyumun bize sunduğu en büyük yeniliklerden biri reklamcılık alanında gerçekleşti. İlk ciddi sinyallerini 2000 yılında almaya başladığımız online reklamcılık başlarda emekliyor gibi görünse de özellikle son dönemde ciddi bir büyüme göstermeye başladı. Süreklilik kazanan büyüme 2007’nin son günlerinde sektördeki tüm oyunculara önemli mesajlar veriyor.
90’lı yılların sonunda hayatımıza girmeye başlayan internet, 7’den 70’e herkese yepyeni bir platform sunuyordu. Çevrimdışı hayata göre yepyeni yaşam ünitelerini karşımıza getiren sanal dünyaya alışmakta önceleri epey zorlandık. Ancak özellikle 2000’li yıllarda bilgisayarların hayatımızda daha yoğun ve hızlı bir şekilde yer almasıyla internet vazgeçilmez bir parçamız oldu.
Altyapı sorunlarının tam olarak çözülemediği, gelişmiş dünya ülkelerine göre hala teknolojiyi geriden takip ettiğimiz bir yapı üzerine kurulan Türk İnterneti kontrolsüz büyümenin sancılarını çekiyor. Fiyatlar pahalı, bağlantılar yavaş ve data yolları İstanbul’da iki yakayı bağlayan köprüler kadar tıkalı. Buna rağmen İnternet, özellikle gençlere ulaşmak isteyenlerin en etkili mecrası olmuş durumda. Geçmiş yıllara ait rakamlar da bunu doğruluyor. Son 5 yılda internet reklam harcamalarının senelik 6 milyon USD’den 40 milyon USD’ye çıkması bize online medya harcamalarındaki gelişmeyi net bir şekilde gösteriyor.
Kaynak: ZapMedya
Content is King (İçerik Kraldır!)
Bilgi çağında yaşıyor; bilişim sektöründe çalışıyoruz. Yaptığımız iş, bilginin yönetimi, bilginin transferi, bilginin sunumu ile ilgili. Yaptığınız işe hangi ismi koyarsanız koyun, bu gerçeği değiştiremezsiniz. Tasarımcı bilginin, verinin, içeriğin sunumu ile uğraşırken, yazılımcılar ise bu bilgilerin hangi işlemler sonucu kullanıcıya erişebileceğine karar veriyor. Tabi ki en basit, en genel tanımıyla.
Son 20 yıl içinde üretilen bilgi, son 5000 yılda üretilen bilginin toplamından bile daha fazla hale geldi. O kadar ki, Amerika’da ki New York Times gazetesinin hafta sonu versiyonu içindeki bilgiler, 17. yüzyılda yaşayan bir kişinin hayatı boyunca beyninde tuttuğu ve öğrendiği bilgi miktarından bile fazla. Ve bu bilgi üretimi, bu bilgi miktarı her 4 yılda bir kendini ikiye katlıyor. Bu gelişmelere, bir de Moore Kanunları altında gelişen ve kendini her yıl ikiye katlayan bilgisayar gücü ve ucuzlayan fiyatları da eklersek, bulunduğumuz dönemde, bilginin en iyi şekilde idare edilme ihtiyacı; doğru bilgiye, doğru zaman ve doğru yerde ulaşmanın önemini sanırım daha iyi anlayabiliriz. Öylesine ki, bu konu, hiç bir zaman, hiç bir asır içinde, bulunduğumuz bu dönem kadar önemli olmamıştı. Bugün Türkiye’de Internet’i kullanan nüfusun yüzde 93’u, Internet’i bilgiye ulaşmak için kullanıyor.
Sitenize gelen ziyaretçilerin büyük bir çoğunluğunun bir hedefi var. Bu hedef siteden siteye değişebilir. Bir ziyaretçi bir siteye yeni yürürlüğe giren bir kanun hakkında bilgi almak için, diğeri bir ürün hakkında bilgi almak fiyat karşılaştırmak için bir başkası, gitmek istediği bir üniversitenin başvuru formunu doldurmak için gelebilir. Yani hedefler ayrı olmasına rağmen, özünde, ziyaretçi, çoğu zaman sitenize, sunduğunuz “bilgiyi” almak için gelir. Bir başka değişle, sizin sunduğunuz ve ziyaretçinin aradığı “bilgiyi” almak için gelir. Web tasarımı ile uğraşanlar “Content is King” (İçerik Kraldır!) deyişini iyi bilirler. Sitenizin amacı, ziyaretçilerin aradığı “bilgiyi” sunmaktır. Fakat bilginin bu kadar değerli olmasına rağmen son günlerde tasarımcılar içerikten çok görselliğe önem vermeye başladı. Hani dilimizde bir söz vardır bir resim bin kelimeye bedeldir diye. Doğru olabilir fakat bazı tasarımcılar, bu söyleme o kadar güvenip inanıyorlar ki her tasarımda bin kelimeyi bir resim ile anlatmaya çalışıyorlar. İçeriği susturup grafiklerin sesini sonuna kadar açıyorlar.
Kaynak: Teknoloji Kimin Umrunda (Alfa Yayınları)
Türkiye’de ADSL abonesi sayısı 5 milyonu aştı.
Türk Telekom’dan yapılan yazılı açıklamada şirketin internet kullanımını yaygınlaştırmak ve ülkenin her köşesinde genişbant internet erişimi sağlamak amacıyla altyapısına yaptığı “büyük” yatırımlara paralel olarak, Türkiye’de internet kullanıcı sayısının “önemli” bir artış gösterdiği kaydedildi.
Açıklamada, 2007 sonu rakamlarına göre Türkiye’de ADSL abonesi sayısının 5 milyonu aştığı bildirildi.
Türk Telekom açıklamasında Londra merkezli bağımsız araştırma firması Point Topic tarafından Mart ayı sonunda yayınlanan “Dünya Genişbant İstatistikleri” raporunun “Dünya Genişbant İstatistikleri 2007 4. Çeyrek” bölümündeki 2007 yılı sonuçlarına da yer verildi.
Her 3 ayda bir yayınlanan raporda 2005-2007 yılları arasında Avrupa’da abone sayısının 1 milyon ve üzerinde bulunduğu ülkeler içinde ADSL abone sayısı en hızlı artan ülkenin Türkiye olduğu belirtildi.
Devamını oku »

